27 Ocak 2017 Cuma

ÇAĞIN PARADOKSU TABLETLİ (AKILLI!) ÇOCUKLAR







       Epeydir yazmıyordum ve düşündüklerimi, gözlemlerimi yazmamakla ne kadar kötü hissettiğimi anlatamam.Öncelikle bu yazıda beni rahatsız eden aslında bir çok kişiyi de rahatsız ettiğini düşündüğüm bir konuya değineceğim: Çocuklar,teknoloji ve zeka gelişimi...
   
       Beyin gelişiminin %70-80 nin tamamlandığı okulöncesi dönem (0-6 yaş) çocuklarında özellikle yeni yeni yaygınlaşan bu alışkanlığın yani ellerine hemen her yerde buldukları, telefon,tablet ve bilgisayarları vb. kullanmalarından bir çoğumuzun rahatsız olduğunu biliyorum.

        Bilimsel araştırmalara biraz göz attığımızda  beyin gelişiminin yanı sıra , kalp rahatsızlıkları, dikkat eksikleri gibi  problemlere de neden olduğu vurgulamaktadır. Hal böyleyken anne ve babaların:
 'Çocuğum çok zeki bilgisayarı kendisi açıyor , istediği oyuna girip oynuyor....'
 ya da 'benim çocuk müthiş eline tableti ver akşama kadar oynar..' ya da
 'komşunun üç yaşındaki kızı var ya bilgisayarı avuç içi gibi biliyor ....' gibi cümleler ister istemez bir çelişkiden öteye taşıyamıyor konuyu. Bence saçma bir anlam karmaşından öteye gidemiyor. Bu paradoksun asıl kaynağını, bilgisayar çağında yetişmeyen ebeveynlerin çocuklarındaki bu taklit davranışlarını fazla önemsemelerinden kaynaklandığını düşünüyorum oysaki çocuğun beyin gelişimini gösteren şeyler onların çok da önemsemedikleri: sosyalleşme, sağlıklı oyun başlatıp devam ettirebilme, farkındalık, empati yeteneği, kelime dağarcığı, hayal gücü, doğa ile iç içe olma , hareket, estetik gibi daha soyut kavramlara dayanmaktadır...
         
             Şimdi konuyu daha ilgi çekici hale getireceğim. Bir yerde okumuştum dünyanın en iyi  teknoloji markalarının  çalışanları çocuklarını teknolojiden uzak okullarda büyütmeyi tercih ediyorlarmış. Apple, Google, Microsoft çalışanları, eee düşünüyorum da zeka belirtisi olsaydı üç- dört yaşındaki çocuğun tablet kullanması bu insanlar zaten en başta çocuklarını teknolojiyle tanıştıran isimler olurdu fakat değil. Bu örnekten de yola çıkarak çocukların ilk yıllardaki teknoloji ile olan ilişkilerinin bir zeka göstergesi olmadığının daha iyi anlaşılacağını ve benimseneceğini umut ediyorum.
           
              Çocuğunuzu daha doğal ortamlarda fazla beklentiye girmeden yaşının ve gelişim özelliklerinin bilincinde olarak; kelime dağarcığını geliştirmeyi, hayal kurmasını desteklemeyi, bol bol soru sormasına imkan sunarak ve sabırla sorduğu sorulara cevap vererek, keşfetmesine ve bolca oyun oynamasına imkan yaratarak, problem durumlarında ilk önce problemin nedenine inerek problemi çözmeye çalışmasını sağlamak,sosyalleşmesini desteklemek inanın çocuğunuzun beyin gelişimine daha fazla katkı sağlayacaktır. Bu konuda her geçen gün daha çok bilinçlenerek bu paradoksun ortadan kalkması umuduyla....


                                                                                                                                     27 Ocak 2017
                                                                                                                                       Antalya
       
       


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder